Chapel of Saint Alexander
Hakkında
Midilli'nin kuzeybatısındaki Lafionas köyü yakınlarındaki sessiz manzaraya sinen Aziz Alexander Şapeli, adanın köklü Bizans ve Osmanlı dönemi Hristiyan mirasının sessiz bir tanığı olarak karşımıza çıkar. Midilli'ye yayılmış küçük taş şapellerin pek çoğu gibi bu yapı da, zamanla iyice azalmış olan kırsal bir topluluğun manevi ihtiyaçlarına hizmet etmek üzere inşa edilmiştir; bugünkü harap hali ise yüzyıllarca süren ıssızlığın, sismik hareketlerin ve Ege'nin yavaş ama amansız yeniden sahiplenme sürecinin izlerini yansıtmaktadır. Doğu Ortodoks geleneğinde derin saygıyla anılan Aziz Alexander, Yunan dünyasında sayısız mütevazı kutsal mekâna adını vermiştir; bu şapel de büyük olasılıkla çevresindeki topluluğun yortu kutlamaları ve tarımsal yaşamın döngüsel ritimlerinde bir toplanma odağı olarak işlev görmüştür.
Ziyaretçileri bugün karşılayan şey, duvarları kısmen ayakta, sarmaşık ve bodur bitkilerle kuşatılmış moloz taş yapının karakteristik kalıntılarıdır. Kırsal Ege kilise mimarisine özgü sade anlatı, bu harabede de kendini hissettirmektedir. Kalın kireçtaşı duvar örgüsü, doğuya yönelmiş mütevazı bir apsisin izleri ve özenle yontulmuş taş parçaları, en ücra toplulukların bile ibadethanelerini ne denli titiz bir özenle yaptırdığını gözler önüne sermektedir. Ortamın kendisi de son derece etkileyicidir: çevreleyen tepeler ve ufukta titreşen deniz, harabeyi bir yıkım sahnesine değil, sessiz ve anlamlı bir peyzaj unsuruna dönüştüren bir arka plan sunar.
Midilli'nin daha az keşfedilmiş kuzeyini gezen yolcular için şapel, yerel dini mimariye ve kutsal harabelerin melankolik güzelliğine ilgi duyanlar açısından son derece ödüllendirici bir ara duraktır. Kısa bir bakıştan çok yavaş ve tefekkür dolu bir ziyareti hak eden bu yer, bir zamanlar burada bir araya gelen nesiller üzerine düşünmeye davet eder. Lafionas'ta yapılacak bir yürüyüş ya da kuzey kıyı yollarındaki manzaralı bir sürüşle birleştirildiğinde şapel, Midilli'nin ünlü plajları ve zeytin bahçelerinin çok ötesine uzanan, katmanlı ve derinden dokunaklı insan tarihini ortaya koyan geniş bir tablonun ayrılmaz parçası hâline gelir.
Gitmeden önce
Ne beklemeli
Yıkık kireçtaşı duvarlar yüzyıllardır doğuya bakan yarım kalmış apsisin çevresinde yabani otlar arasından yükseliyor; artık var olmayan bir topluluğun sessiz tanığı gibiler. Çevredeki tepeler ve uzakta parlayan deniz, bu yıkıntıya kayıp hissi değil, doğayla kaynaşmış bir huzur katıyor. Kırsal Ege dini mimarisine ilgi duyanlar için yavaş ve düşünceli bir ziyaret önerilir.
En iyi zaman
İlkbaharın sonu (Mayıs–Haziran) ve erken sonbahar (Eylül–Ekim), yürüyüş için en konforlu mevsimleri sunar; yaz aylarında kuzey tepelerindeki sıcaklık oldukça bunaltıcı olabilir.
Nasıl gidilir
Midilli'den kuzeye, ardından kuzeybatıya doğru adanın iç kesimlerine ilerleyerek Lafionas'a ulaşabilirsiniz; kıvrımlı dağ yollarından geçen bu yolculuk yaklaşık bir ila bir buçuk saat sürmektedir ve şapel köyün içinde ya da hemen yakınında yer almaktadır.
Detaylar
Kategoriler
Bir günü buna ayırın
Ziyaretinizle birleştirmeye değer yerler



